köpek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köpek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Haziran 2015 Pazar
Şu sıralar...
Şu sıralar hayatımda ciddi değişiklikler oldu. Geçen yıl bu zamanlarda Türkiye 'de özellikle de İstanbul'da yaşamak istemediğimize karar vermiştik ve arayışlara başlamıştık. Şükürler olsun ki çabalarımız sonuç verdi ve eşim Hollanda 'da güzel bir iş buldu. Kısmetse yaz sonuna taşınıyoruz. Hayatımda bir değişiklik daha oldu. Galatasaray Üniversite'sinde devam eden finansal ekonomi yüksek lisans eğitimini de tamamladım. Bu süreçte bizi bir sürprizin daha beklediğini öğrendik. Hamileydim! Henüz 27 yaşında olduğum ve Aşille Kuki hayatımızda çok büyük bir boşluğu doldurduğu için bebek sahibi olmayı hiç düşünmemiştik ama oğlumuz gelmeye karar verince ufak bir panik dalgasının ardından planlarımıza bu güzel değişikliği de dahil ettik. Şu anda 14 haftalık hamileyim, ilk trimesteri geride bıraktık ve mide bulantılarımın geçmesiyle sanal aleme geri dönmüş bulunuyorum. Yaaa :) kariyer, eğitim, evlilik,yurtdışı derken araya bir de hamilelik sıkıştırdım a dostlar ! Kısmetse ve üşenmezsem haftalık bir gebelik günlüğü tutmak ve birtakım güçlüklerle nasıl başa çıktığımı aktarmak istiyorum. Bana şans dileyin ;) Şimdilik bu kadar!
Etiketler:
bebek,
blog,
eğlenceli,
günlük,
hamilelik,
hayvanlarla yaşam,
Hollanda,
kadın,
kedi,
köpek,
paylaşım,
yaşam bloğu
16 Eylül 2014 Salı
Küçük Ailemiz - Cookie
Bir gün Facebook sahiplendiren sayfalarından birinde Cookie
’nin ilanını gördüm.1-2 yaşlarında barınaktan salınmış, parkta bulunan kulağı
küpeli üzgün bir golden. Bahçeli’de parkta köpeklerini gezdirirken bulan bayan,
çevredekilerin eziyet ettiğini görünce dayanamayıp evine almış sahip arıyordu.
Öyle üzgün öyle harap görünüyordu ki aklım gitti, hemen aradım akşama gelir
alırım dedim. Eşime söyledim, alma maddi durum sıkışık ona maddi güç gerekir,
köpek dediğin çok ilgi ister, bir yere bırakamayız, zaten bir de kedimiz var tatil
planı bile yapamayız dedi. Söylediklerinin hepsi doğruydu, peki ben dinledim
mi? Hayır! Gittim aldım, baktım ufacık bir kız, uysal mı uysal sevimli mi
sevimli dedim ben bunu yerim. Eve
getirdim kızılca kıyamet koptu. Eşim beni onu dinlememekle, sorumsuzlukla ve olgun
davranmamakla suçladı. Hayatımızın çok zorlaşacağı belliydi ama ben
kararlıydım. Bu çocuk sokağa dönmeyecekti. Allahtan bir iki hafta geçince evde
herkes birbirine alıştı.
Cookie sevimliliğiyle, tatlılığıyla kendini bizlere
sevdirdi, bizim bir evladımız oldu. Yaklaşık iki yıldır bizimle, iki yıldır
anti depresan kullanmıyorum. Tanıdığım
en obur çocuk. Şu hayatta en çok sevdiği şey yemek, işin kötüsü köpekler
yedikten 4 saniye sonra yediklerini unutuyor. Yemeği biter bitmez gözü başka
mamalara düşüyor! Bize ilk geldiğinde
kötü yaşam koşullarından ötürü cildinde uyuzu vardı, insanlara güveni çok
kırılmıştı, her şeyden korkuyordu ve çişini eve yapmaması gerektiğini
bilmiyordu. Altı ay eve çiş yaptı. Sürekli halı yıkatıyorduk. Halıları
kaldırdık ama kış mevsimiydi ve zor oluyordu. Tam Ankara ‘da öğrendi,
İstanbul’a apartman dairesine taşındık. Evimde üzerine çiş yapılmamış hiç halı
yok, hatta sürekli halılarımızı yıkamaktan usanan halı yıkamacı bana artık
yenge diyor! Artık halı sermekten vazgeçtik. Cookie eve ve yeni rutine
alıştıkça durum giderek daha iyileşti ve yaklaşık üç aydır sorun yaşamıyoruz.
Bir köpek sahiplenmek maddi- manevi ciddi bir yük. Köpekler hem
masraflı hem de ilgiye -sevgiye her daim aç hayvanlar. Mamanın en iyisini
vermeniz gerekiyor. Tüm aşılarını yaptırmanız gerekiyor. Her gün sabah ve akşam
gezdirmeniz gerekiyor. Asla iş çıkışı direkt bir yerlere gidemiyorsunuz. Eve gidip,
onu doyurup, gezdirip öyle çıkabiliyorsunuz. Sonra İstanbul da köpeğin çiş
yapabileceği ufacık bir toprak parçası bulmak bile zor. Dahası Türkiye’ de
sürekli saldırgan komşulara, akrabalara rastlıyorsunuz. Evinizde melek
olmayacağını filan söylüyorlar ve evinize gelmek istemiyorlar. Yolda yürürken
bile saldırıya uğrayabiliyorsunuz. Gitmek istediğiniz çoğu yer evcil hayvan
kabul etmediği için yürüyüş sonra bir soluklanayım diye oturmak istediğiniz
çoğu yere alınmıyorsunuz.
Köpek bakarken karşılaşılan en büyük zorluklar tatil döneminde yaşanıyor. Tatilde köpeğinizle
birlikte gitmek yurt içinde uçakla zor olduğundan arabayla gitmeniz gerekiyor
ki bu çoğu durumda daha masraflı ve yorucu oluyor. Üstelik köpek kabul eden
otel bulmak da gerçekten zor. Köpek kabul ettiğini söyleyen ancak gidince
sürekli zorluk çıkaran pek dürüst olmayan oteller tatilinizi berbat edebiliyor
(kişisel tecrübem). Köpeği bırakmak daha kolay olsa da bu sefer de nereye
bırakılacağı kaygısı başlıyor. Aslında veterinerler günlük 40-50 TL arası köpek
misafir ediyor. Bunun yanı sıra - biraz daha pahalıca olsa da- çok fazla köpek
oteli bulunuyor. Ancak bu zaten aylık
200 TL ye mal olan köpek bakımına ilave masraf demek. Bu tutarı sağlamak
özellikle sık sık tatile çıkıyorsanız sizi zorlayabiliyor. O zaman devreye
ailenizi- arkadaşınız filan sokmanız gerekiyor ki köpeklerde eve çiş yapabilme
gibi sorunlar olduğu için gönüllü bakıcı bulmak baya zor oluyor. Yani yazın
köpek sahibi olmak bu anlamda yorucu olabiliyor.
Ancak tüm bu güçlükler Cookie’nin bize kattığı mutlulukla
karşılaştırıldığında pek küçük, pek önemsiz kalıyor. Biliyorum eski sahibi onu
bu gibi nedenlerle sokağa attı. Köpek sahibi olmak gerçek bir sorumluluk ve
etrafınızdaki hiçbir şey onu daha kolay hale getirmiyor aksine zorlaştırıyor. Ama
bizim için o mutluluk kaynağımız. İki çocuğumuzdan büyük ve çişli olanı :). Çocuk sahibi olduğumuzda da bizimle olacak. Çocuğumuz da onu çok sevecek, dünyada yalnız olmadığımızı, hayvanlara ve doğaya sevgiyi görerek büyüyecek. Ömrü ne kadar yeterse o kadar bizimle olacak. Her akşam eve girmeden bir dakika önce kapının önünde hazır bekleyen; içeri girince sevinçle zıplayıp elimi yalayan; sarılalım deyince hala küçük bir yavruymuşcasına kucağıma yatmaya çalışan tüylü bebeğim benim. Bir köpek sizi sizin onu sevdiğinizden çok daha fazla ve büyük bir tutkuyla sever. Onun annesi, babası, patronu, tek aşkı, bebeği biziz. O yüzden bir köpeğin sevgisini ve ilgi ihtiyacını anlamak çok önemli. Eğer onu anlar ve hayatınızı onunla yaşamınızı kolaylaştıracak şekilde düzenlerseniz dünyanın en sadık ve tatmin edici dostluğunu sevgi bağını elde etmiş olursunuz. Şimdi böyle yazıyorum ya onadan uzakta, bi özledim ki anlatamam. Güzel suratı, ifadesi, kokusu burnumda tüttü birden . Eve
gidince ıslak burnunu öpücem!
Sevgiyle kalın, bu ister insan sevgisi olsun, ister çiçek sevgisi ister hayvan sevgisi. Siz yeter ki kalbinizi sevgiye açın <3
Etiketler:
Ankara,
Cookie,
Evcil Hayvan,
golden retriever,
hayvansever,
köpek,
Köpek Sahiplenme,
Köpekle Tatil,
Köpekle Yaşam,
Köpeklerde Çiş Yapma,
kronik geveze,
pet,
yaşam bloğu
19 Ocak 2014 Pazar
Küçük Ailemiz-Aşil
Herkese mirabaaa!
Bloğuma şöyle bir göz gezdiren herkes benim hayvanları sevdiğimi ve evimizde tüylü dostlarımız! (hey Allah'ım bu laf beni çok güldürüyor öyle yapmacık ki :) bulunduğunu anlamıştır. Zaman zaman evimize geçici yuva arayan kedi /köpekler de gelir ve duruma göre bir kaç hafta/bir kaç ay kalırlar ama onlar bizim misafirlerimizdir, içimizi rahat ettiren birer sahip bulununca bizden ayrılırlar. Bunların dışında bir de geçen yıl kapımıza gelen yavru kangal köpeğimiz Petite var ki şu anda kiraya verdiğimiz bahçeli evimizde kiracımız tarafından bakılıyor, aşılarına kadar sürekli kontrol ediliyor.
Gelgelelim yavrularımız diye sevdiğimiz, canlarımız ciğerlerimiz bir dişi Golden Retriever’ımız Cookie, bir de erkek kedimiz Aşil var ki ben onların ağzını öperim :) sizlere onlardan bahsetmek istiyorum. Onlar benim hayatımın çok büyük birer parçası oldukları için ve baya geveze bir insan olduğum için uzun yazacağımdan bu yazı iki bölümlük olacak. İlk kısım olan bu yazıda Aşil’den bahsedeceğim.
Pek sevgili zevcim E ile 3,5 yıldır evliyiz, öncesine baktığımızda birlikteliğimiz neredeyse 6 yıldır mutlu mesut bir şekilde sürüyor. Evlendikten sonraki 6. aydan itibaren evde bir eksiklik fark ettim, bizim hiç ev hayvanımız yoktu! Facebook’taki hayvan sahiplendirme sayfalarından birinde gördüğüm ve görür görmez âşık olduğum 2 aylık sarman yavruyu eşimin tüm itirazlarına rağmen sahiplendik. Tabi alınca o da çok sevdi Paşa’yı, o bizim ilk yavrumuzdu ve çok yaramaz, hareketli bir çocuktu. Yaklaşık 6 aylıkken yardımcımızın açık unuttuğu pencereden aşağıya düştü ve vefat etti. CEPA’dan eve dönmüştük, hep kapalı duran salon kapısı ve camı açıktı ve Paşa yoktu! Aşağı inip baktığımızda kanlar içinde yatıyordu yavrum. Bu olay bizi yıktı, günlerce ağladık, eve giremedik, birbirimizin yüzüne bakamadık. Hayatımda ilk defa sevdiğim birinin -evet biri- ölümünü yaşamıştım, ilk defa acıdan böğüre böğüre ağlamıştım ve aylarca kendime gelemedim.
Çözüm belliydi: yeni bir kedi sahiplenmek. Ankara yolları taştan misali hem geziniyor hem de Facebook'tan ilanlara bakıyordum. Bahçeli’de sahipsiz sokak hayvanlarına yuva bulan bir petshop olduğunu öğrendik ve hemen gittik. Aşil oradaydı, küçücük, kir pas içinde kafeste sarı beyaz bir yavru. Öyle çok miyavlıyordu, kafesten çıkmaya çalışıyordu ki, E dayanamadı kucağına aldı, inanamazsınız minik kedicik E’ye resmen sarıldı J Eh E’nin yüreğinin yağları eridi ve aşılarını yaptırdıktan sonra aldık eve getirdik.
Yalnız bir sorun vardı; yavrucak mecbur olmadıkça ayağa kalkmıyor ve yürürken sol arka ayağını basamıyordu. Meğer büyük bir kedinin saldırısına uğramış, spinal şok yaşamış, hem omurgası hem de sol bacağı darbe almış. Bu şekilde yürüyebilmesi bile mucize dedi veterinerimiz. Aylar süren tedavinin, paça çorbalarının ve B vitaminlerinin sonunda düzeldi yavrum da adını da bu durumundan dolayı aldı. Çünkü Truva efsanesinde adı geçen Akhilleus (Grekçe: Akhileus, Fransızca: Achille Aşil) ölümlü bir baba olan Peleus ile su tanrıçası olan Thetis'in oğlu olan yarı tanrıdır. Annesi Thetis oğlunu ölümsüzlük nehri Styx'de yıkarken elini suya değdirmemesi öğütlendiği için onu sol topuğundan tutup suya batırmıştır. Yalnızca oradan vurulursa öleceğine inanılır. Efsaneye göre öleceğini bildiği halde Helen'i geri almak için yapılan ve en büyük savaş kabul edilen Truva Savaşı'na adının sonsuza kadar anılması için katılmış ve Truvalı prens Paris tarafından tesadüfen, sol topuğundan zehirli okla vurularak ölmüştür. İşte bizimkinin de zayıf yanı sol ayağı olduğu için bu ismi yakıştırdık prensime. Gerçi yakışıklılığı da etkili oldu, zira bu karakteri Truva filminde Brad Pitt canlandırmıştı J Benim oğlum da onun kedi versiyonu işte J
Aşırı akıllı, sakin ve iyi huylu olan Aşil tam 2 senedir bizimle ve Allah ömür verirse daha uzun yıllar da bizimle olacak. Zaman zaman evde kedi bakımı ve kedi psikolojisiyle ilgili entry’ler
paylaşacağım ama yazacak öyle çok şey var ki sıra gelmiyor a dostlar!
İşte bu da yakışıklılıkta ve tatlılıkta bir numara olan tosun oğlumuz Aşil ! Biliyorum o son derece sıradan sarı-beyaz bir sokak kedisi .Benim dünyamda ise başrol oyuncularından birisi! Hasta olunca bir dakika bile yanımdan ayrılmayan,ağladığımda burnuyla beni defalarca öpen, dışardaysam kapıda karşılayan ,kapıdan içeri girmemle keyifle gurul gurul gurlayan,pati vermeyi evdeki Golden'dan önce öğrenen kuyruklu,6 kiloluk yavrum o benim :)
Neyse çok uzattık gene :) Şimdilik bu kadar, bir daha ki yazıda çişli ve uysal kızımız Cookie’yi anlatacağım.
Sevgiyle ve tüylülerle kalın
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


