25 Şubat 2014 Salı

Mezzaluna İstinye Park


Eve yakın olması sebebiyle İstinye Park ‘ta yer alan Mezzaluna’nın müdavimi olduk desem yeridir. Özellikle Margarita Napolitani ve Pizza Rosso’sunu belki 5 kere yemişimdir. Evet, niye şişko olduğumu da anlamış olduk…

Kısaca bahsetmek gerekirse, Margarita Napolitani yani Napoli usulü kenarları kalın ortası ince hamurlu, mozzarellalı, domates soslu ve fesleğenli pizza benim gibi kocası etobur olup da yalnız kaldığı ilk fırsatta daha sade pizzalar denemeyi sevenler için ideal bir tercih. (24 TL) Pizza Rossa ‘da ise kurutulmuş domates, karamelize soğan, siyah zeytin, kapari, kekik, mozzarella ve domates sos bulunuyor. Yanında güzel bir şarapla harika bir akşam geçirebilirsiniz.(26 TL) Etçil kocamın ısrarı üzerine geçen akşam da bonfileli Pizza Robespierre denedik ki üzerinde ince bonfile dilimleri, domates, roka, kekik, sarımsak, parmesan, mozzarella, domates sos bulunuyordu ve 42 TL olması nedeniyle şahsım tarafından pek de beğenilmemişti! Ama Allah var tadı güzeldi. Bu arada pizzaların boyutu çok büyük değil ama ufak da değil, 36 cm çapında filan hazırlıyorlar. Bir kişi için fazla, iki kişi için biraz az ama yanında bir aperatif ya da salatayla gider.

Şimdi diyeceksiniz ki Kronik bunların niye fotoğrafı yok, çünkü bu yazının konusu pizza değil de ondan! Bu yazıda, geçen gün çok sevdiğim bir arkadaşımla Mezzaluna’da yediğimiz makarnaları anlatmak istiyorum.

Başlangıçta ikram olarak zeytinyağı ve özel üretim ekmekçikler geldi. İsteğim üzerine çok sevilen sarımsaklı acılı zeytinyağından da getirdiler, ekmekleri bana bana götürdük.

Ben Mezzelune Con Funghi E Scamorza Gratinata yani mantarlı ravioli aldım. Arkadaşım Pappardelle Al Ragu D’agnello şeklinde adlandırılan meali kuzu etli soslu makarna olan yemekten aldı. Ortaya da Caprino adlı salatadan istedik.

İsimlerinin böyle kunut duaları gibi uzun oluşuna bakmayın gayet mantarlı ravioli ve kuzu etli makarna deyip sipariş ettik. Salatayı da garson bayan önerdi.

Gelelim yorumlara:

 

MEZZELUNE CON FUNGHI E SCAMORZA GRATINATA
Benim makarnamı sipariş ederken özellikle tabakta kaç adet ravioli olduğunu porsiyonların doyurucu olup olmadığını sordum. Çünkü, ülkemizde çoğu restoranda ravioli isteyince tabağa dört tane koyup gönderiyorlar,30 TL de fiyat çekiyorlar, gözüm doymuyor, karnım doymuyor sinirleniyorum. Neyse ki kızcağız benim aç kurt gibi sorularıma sabırla tatmin edici yanıtlar verdi ve tabakta yedi-sekiz adet ravioli bulunduğunu belirtti. Gerçekten de 8 tane vardı, beni bile doyurdu ravioliler. Taze ev yapımı karışık mantarlı raviolinin içinde porçini mantarlı ve kremalı sos ve üzerinde eritilmiş füme mozzarella peynirleri vardı. Genel olarak güzeldi tadı tuzu yerindeydi, sadece üzerindeki füme mozzarella dilimleri bir süre sonra dondu ve yemesi biraz güçleşti. Ama yedim mi tabi ki yedim. (26 TL civari)

PAPPARDELLE AL RAGU D’AGNELLO
Arkadaşımın makarnası kalın kesilmiş yumurtalı spagetti diye tanımlanabilecek parmesan ve taze kekikli kuzu eti soslu ev yapımı pappardelle güzeldi. İçinde minik kesilmiş -30 TL lik bir makarna tabağına göre baya minik kesilmiş- et parçaları, krema ve kekik vardı. Tadı güzeldi, o da hapur hupur yedi ama biraz fazla pişmişti, bende pek bir iz bırakmadı.

 

CAPRINO SALATA
Bence günün yıldızı bu bebekti. Caprino salatanın en alt kısmında ince dilimlenmiş haşlanmış kırmızı pancar, içinde balsamikli arpacık soğan, siyah zeytin, kurutulmuş domatesli mevsim yeşillikleri, rendelenmiş keçi peynirli ve balsamik sos bulunuyordu. En alt kısımdaki pancar dilimlerini biraz aromadan yoksun bulsam da balsamik sirkeye yatırılmış arpacık soğanlar muhteşemdi. En üstte de peynir rendesi bulunuyordu ama tadı keçi peynirinden çok kaşar peynirine benziyordu. Ki ben rendelenmiş parmesan olmasını tercih ederdim. Evet, bir sürü kusur buldum ama hepsini götürdük, genel olarak içindeki malzemelerin hepsi birbiriyle çok yakışmıştı ve tazeydi.(29 TL)

Sonuç olarak bir soda, bir kola,2 makarna ve 1 salata 115 TL tuttu. Lezzetli miydi? Evet. Ben gidiyor muyum? Evet. Pahalı mı? Bence Pahalı.

Ama güzel J Öneriyorum.

Paranız yetiyorsa gidin yiyin anacım.

Coffeeshop Company'de Kahvaltı

Geçenlerde değişik bir yerlere kahve + kahvaltıya gidelim dedik ve beyimle birlikte Bağdat Caddesi üzerindeki Coffeeshop Company’e gittik. Gittiğimde çok aç olduğumuzdan çok fazla resim çekemedik bu nedenle bazı resimleri kafenin sitesinden aldım, bunun için kusura bakmayın. Ama bu durum bile oradaki pek çok şeyin ne kadar lezzetli olduğunu anlatmaya yetebilir.
Yanımızda köpeğimiz Cookie olduğu için dışarı ve en uç kısımda oturduk. Yani dışarı oturduğunuz ve petiniz kimseyi rahatsız etmediği sürece evcil hayvan kabul ediyorlar. Bu hafta sonunu evcil hayvanıyla geçirmek isteyenler için önemli bir avantaj.
Neyse efem, ben Viyana Kahvaltısı ve yanında Viyana kahvesi (Melange) aldım. Viyana kahvaltısı denen menü 1 içecek, peynir, jambon,1 kruvasan,1 bagel, biraz tereyağı ve kayısı reçeli içeriyor. Kruvasan muhteşemdi, kıtır kıtır ve tereyağlıydı, kahveyi de beğendim. Kayısı reçeli yerine böğürtlen-çilek tarzı bir reçel olması daha uygun olurdu bence. Viyana kahvaltısı almak istemezseniz Türk kahvaltısı gibi çeşitler, omlet ve sandviç türevleri de bulunuyor.
 
Eşim de rokalı bagel sandviç, menemen ve portakal suyu istedi. İşte onların resimleri yok. Çünkü obur adam hemen bitirdi. İşin kötüsü kafenin sitesinde de bir iki ufak görselden başka bir şey bulamadım. İnternet sitelerindeki görselleri biraz geliştirseler iyi olacak. Menemene gelince kış ortasında olmamıza rağmen domatesi, biberi lezzetliydi, yanında söğüş domates-salatalık ve ekmekle geldi. Ben menemeni yumurtası karıştırılmış bir şekilde sevmediğim için dışarda yemeyi tercih etmem, ama sizler için tadına baktım, güzeldi. Fiyatı da 15 TL civarıydı. Bagel sandviçte ise peynir çeşitleri, jambon parçaları, roka ve muhtelif yeşillikler vardı. Yanında elma dilim patates ile getirdiler, afiyetle götürdük. O da 13 TL civarıydı yanlış hatırlamıyorsam.

Son olarak, apfelstrudel diye adlandırılan incecik açılmış hamura sarılı tarçınlı elma ve kuru üzümlerden oluşan yanında krema ve/veya vanilyalı dondurma ile yenen tatlıdan aldık. Ben bu tatlıyı ilk defa Inglorious Bastards (Soysuzlar Çetesi)  filmindeki Nazi Subayı kötü adamın şapır şapır yediği bir sahnede görmüş, Ankara ‘da aramış ve bulamayıp baklavalık yufka ile kendim yapmıştım. Sonrasında Viyana ve Almanya seyahatlerimde orijinalini tatma fırsatım oldu ve gerçekten harika bir tatlı. Viyana kahvehanesine gidince bundan ve hatta yeriniz kaldıysa sachertorte (bir çeşit çikolatalı pasta)yemeden kalkmak olmazdı. Burada dondurmayla değil de taze kremayla ve ılık olarak servis edilmişti. Bana göre günün en lezzetli tabağıydı, burnumuza kadar yemiş olmamıza rağmen E ile kapışa kapışa götürdük. (Fiyatını hatırlamıyorum ama 6-7 TL civarıdır)
Yediğimiz bu kadar şeye iki kişi 66 TL verdik. Coffeshop Company hayatımda gördüğüm en harika kafe değil ama ürünleri lezzetli, taze ve porsiyonları yeterli. Fiyat bölü performans anlamında, ambiyans anlamında bizleri memnun etti. Sadece servisleri biraz yavaştı, onu da hafta sonu yoğunluğuna verdik.
Genel olarak tavsiye ediyorum, siz de Bağdat Caddesi’nde oturup güzel bir kahve eşliğinde geleni geçeni izlemek isterseniz burası ideal bir mekân.