caddebostan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
caddebostan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2014 Salı

Coffeeshop Company'de Kahvaltı

Geçenlerde değişik bir yerlere kahve + kahvaltıya gidelim dedik ve beyimle birlikte Bağdat Caddesi üzerindeki Coffeeshop Company’e gittik. Gittiğimde çok aç olduğumuzdan çok fazla resim çekemedik bu nedenle bazı resimleri kafenin sitesinden aldım, bunun için kusura bakmayın. Ama bu durum bile oradaki pek çok şeyin ne kadar lezzetli olduğunu anlatmaya yetebilir.
Yanımızda köpeğimiz Cookie olduğu için dışarı ve en uç kısımda oturduk. Yani dışarı oturduğunuz ve petiniz kimseyi rahatsız etmediği sürece evcil hayvan kabul ediyorlar. Bu hafta sonunu evcil hayvanıyla geçirmek isteyenler için önemli bir avantaj.
Neyse efem, ben Viyana Kahvaltısı ve yanında Viyana kahvesi (Melange) aldım. Viyana kahvaltısı denen menü 1 içecek, peynir, jambon,1 kruvasan,1 bagel, biraz tereyağı ve kayısı reçeli içeriyor. Kruvasan muhteşemdi, kıtır kıtır ve tereyağlıydı, kahveyi de beğendim. Kayısı reçeli yerine böğürtlen-çilek tarzı bir reçel olması daha uygun olurdu bence. Viyana kahvaltısı almak istemezseniz Türk kahvaltısı gibi çeşitler, omlet ve sandviç türevleri de bulunuyor.
 
Eşim de rokalı bagel sandviç, menemen ve portakal suyu istedi. İşte onların resimleri yok. Çünkü obur adam hemen bitirdi. İşin kötüsü kafenin sitesinde de bir iki ufak görselden başka bir şey bulamadım. İnternet sitelerindeki görselleri biraz geliştirseler iyi olacak. Menemene gelince kış ortasında olmamıza rağmen domatesi, biberi lezzetliydi, yanında söğüş domates-salatalık ve ekmekle geldi. Ben menemeni yumurtası karıştırılmış bir şekilde sevmediğim için dışarda yemeyi tercih etmem, ama sizler için tadına baktım, güzeldi. Fiyatı da 15 TL civarıydı. Bagel sandviçte ise peynir çeşitleri, jambon parçaları, roka ve muhtelif yeşillikler vardı. Yanında elma dilim patates ile getirdiler, afiyetle götürdük. O da 13 TL civarıydı yanlış hatırlamıyorsam.

Son olarak, apfelstrudel diye adlandırılan incecik açılmış hamura sarılı tarçınlı elma ve kuru üzümlerden oluşan yanında krema ve/veya vanilyalı dondurma ile yenen tatlıdan aldık. Ben bu tatlıyı ilk defa Inglorious Bastards (Soysuzlar Çetesi)  filmindeki Nazi Subayı kötü adamın şapır şapır yediği bir sahnede görmüş, Ankara ‘da aramış ve bulamayıp baklavalık yufka ile kendim yapmıştım. Sonrasında Viyana ve Almanya seyahatlerimde orijinalini tatma fırsatım oldu ve gerçekten harika bir tatlı. Viyana kahvehanesine gidince bundan ve hatta yeriniz kaldıysa sachertorte (bir çeşit çikolatalı pasta)yemeden kalkmak olmazdı. Burada dondurmayla değil de taze kremayla ve ılık olarak servis edilmişti. Bana göre günün en lezzetli tabağıydı, burnumuza kadar yemiş olmamıza rağmen E ile kapışa kapışa götürdük. (Fiyatını hatırlamıyorum ama 6-7 TL civarıdır)
Yediğimiz bu kadar şeye iki kişi 66 TL verdik. Coffeshop Company hayatımda gördüğüm en harika kafe değil ama ürünleri lezzetli, taze ve porsiyonları yeterli. Fiyat bölü performans anlamında, ambiyans anlamında bizleri memnun etti. Sadece servisleri biraz yavaştı, onu da hafta sonu yoğunluğuna verdik.
Genel olarak tavsiye ediyorum, siz de Bağdat Caddesi’nde oturup güzel bir kahve eşliğinde geleni geçeni izlemek isterseniz burası ideal bir mekân.


















19 Ocak 2014 Pazar

Vapiano Suadiye

Herkese merhaba,
Bugün İstanbul’da hava muhteşemdi, E  de gelmişti ve buralarda bir şirkette kafasına göre bir iş bulduğundan keyfimiz yerindeydi, yeni yerler deneyelim, şehrin biraz tadını çıkaralım dedik. Kahvaltıyı Caddebostan’daki meşhur mekân Cafe Zanzibar’da yaptık, öğle yemeği için Vapiano Suadiye’ye geçtik.
Cafe Zanzibar’da çok aç olduğum ve aklıma gelmediği için resim çekmedim o yüzden mekânla ilgili pek bir şey söyleyemeyeceğim. Kısaca bahsetmek gerekirse; basit bir kahvaltı tabağı var içinde baya fazla miktarda peynir(5 çeşit) ,zeytin, reçel, tereyağı, bal-kaymak, domates-salatalık, haşlanmış yumurta, tahin pekmez ve çay bulunuyor ve 35 TL. Yalnız rezervasyonsuz almıyorlarmış ve baya doluydu. Garsonlar da baya kabaydı, terslemeler, seslenmelere cevap vermemeler filan. Bir de mekânın kendi otoparkı var ama paralı! Kahvaltı tabağı 35,omletler-tostlar ortalama 15 civarı, bir de pancake bulunuyor o da 15 TL. Çok fazla çeşit yok yani. Bir de dikkatimi çekti çay 6, portakal suyu 9 TL idi. Manzara muhteşem, yemekler orta, servis kötü diyebilirim. Beklentileriniz çok değilse ve eliniz maddi anlamda rahatsa gidin keyif alırsınız.
Gelelim Vapiano’ya. Vapiano İtalyanca yavaş git-yavaş yaşa gibi bir anlama geliyor. Burayı zaten sürekli takip ettiğim muhteşem lezzet bloggerı Oburcan’ın sitesinden duymuştum ve çok merak ediyordum. Anadolu yakasına geçme söz konusu olunca hemen orayı denemek istedim. Malumunuz İstanbul’a geleli 6 ay oldu daha bir restoran postu yazmadım. Çünkü yeni bir restoran denemedim.
Neyse efem Vapiano 2007 ‘de Suadiye’de açılmış bir tür self servis pizza zinciri. Girince size manyetik bir kart veriliyor, o kartla restoranda yer alan pizza, salata veya pasta –makarna- kısımlarından birine gidiyorsunuz menüden istediğiniz yemeği söylüyorsunuz, eklenmesini istediğiniz malzeme varsa ekletiyorsunuz ve size bir buzzer veriyorlar, alıp masanıza geçiyorsunuz. Sonrasında yemeğiniz fırından çıkınca buzzerınız titreşip sesler çıkarıyor ve gidip pizzanızı-ya da ne istediyseniz artık- alıyorsunuz. Çıkışta da kartınızı kasaya götürüp ödeyip çıkıyorsunuz. Yalnız kartı kaybetmenin cezası 100 TL ona göre herkes kartına sahip çıksın. Sistem basit gibi görünüyor ama bence self servis olması biraz yorucu. Sürekli kalk, bir pizza iste, oradan içecek istemeye geç, ona ayrı tepsi, çatal-bıçak al, aman efendim bardağı unutmuşum geri dön, tam yerine gel buzzer çalsın, geri git pizzanı al, geri gel yemek bitti peçete yok kalk git peçete al, ay susadım kalk git su al karta yüklet, kahve almaya tatlı almaya kalk, tam yemek bitti bu sefer de kasaya git öde filan.  Baya yorucu. Bir de çocuk filan varsa-çocukla mı ilgilencen servis mi yapcan –e bunu evde her gün yapıyorsun bi de gelip burda yapmak için niye bu kadar para ödeyesin, efendi gibi pişirsinler önüne getirsinler di mi yani . Hayır bir sürü de garson vardı, onlar ne yapıyor anlamadım ben.
Gelelim yemeklere:
Kalabalık bir grup olarak gittik, herkese bilfiil baskı yaparak değişik siparişler istettim ki çok şey deneyebileyim, sizlerle paylaşabileyim J Ben içinde taze mozzarella peyniri ve domates dilimleri olan Pizza Capresse istedim, üzerine de parmesan ve roka ilavesi aldım, yanında da adını hatırlamıyorum ama ortalamanın biraz üstü bir pembe şarap aldım.
Pizza güzeldi, incecikti lezzetliydi, afiyetle götürdüm ama iz bırakmadı. Çünkü bana göre biraz tuzsuzdu ve yavandı. Masada zeytinyağI ve balzamik sirke bulunmasına rağmen acı sos yoktu, ben de istemedim. Mesela Mezzaluna’nın enfes acılı zeytinyağı olsaydı muhteşem gidebilirdi. Bir de masaların ortasında mermer bölümlerde yağ, sirke ve fesleğen veya biberiye saksıları var bu bitkileri pizzanıza istediğinizde masadan alın koyun diyorlar :D iyi de yavrum yıkanmamış o diyemedim ben de ama saksıdan koparıp koyamadım da pizzama.18.50 TL
Neyse efendim, Oburcan’da içinde labne sos, taze soğan, dana bacon ve kırmızı soğan bulunan Flammkuchen’in baya lezzetli olduğunu okumuştum, eşime bu pizzayı tavsiye ettim. Severek yedi etobur adam bir lokma bile bırakmadı. Et ve soğan seviyorsanız tavsiye ederim, pizza hamuru incecik ve genel olarak lezzetliydi.21 TL
Misafirlerimizden biri sebzeli Pizza Verdure’ yi tercih etti. İçinde kabak, patlıcan, mantar ve biber vardı. O çok hafif ve lezzetli buldu. Ben de tadına baktım ve çok hoşuma gitti. Eğer siz de benim gibi Pizza da et ürünü sevmeyenlerdenseniz bu pizzayı tavsiye edebilirim.16 TL
Gelelim günün bombasına:
Pasta A La Scampi E Spinachi ( 25 TL) namı diğer karides ve ıspanaklı makarna. Gerçekten çok yoğun, lezzetli ve mikemmel bir tat. İlginç bir şekilde içinde hem pesto sos hem krema vardı, ağır olurmuş gibi geliyor ama hiç de değildi! Bir de bazen karidesin böyle ağır bir kokusu olur, çiğnerken ağzında genleşir filan hiç öyle de değildi! Gayet başarılıydı, hemen evde denemeye karar verdim. 
Ekibimizde bir de şeker hastası bulunuyordu, büyük bir hevesle pizza yemeğe gelmişti ama kepekli pizzaları yokmuş, o da beyaz un yiyemediğinden kepekli ürün seçeneklerini sordu, kepekli kremalı –mantarlı makarnaları vardı, onu tercih etmek zorunda kaldı. Gerçi bir sürü salata seçeneği vardı ama o kadar pizzanın makarnanın arasında kim seçer salatayı (16.tl)
Son olarak birer esspresso ve tiramisu aldık. Tiramisu çok hafif ve tazeydi. Labne peyniriyle yapılmadığı belliydi. Benim peynir yemeyen ve peynir kokusu aldığı için tiramisu da yemeyen uyuz kocam bile bayıla bayıla yedi JBen tiramisunun resmini çekemeden 2 dakikada götürdükleri için resim çekemedim, izniyle Oburcandan aldığım fotoğrafı paylaşıyorum.(13 TL)
Bu arada Vapiano’ nun çok sevdiğim bir diğer yanı da alkol satmaları ve içecek çeşitlerinin fazla olmasıydı. Pizzanın yanında şarap ya da bira severlerdenseniz sizin de hoşunuza gidecek pek çok çeşitleri bulunuyor ve fiyatları makul.
Özetle, Pizza Vapiano güzel bir mekân, yeri merkezi, yemekler genel olarak lezzetli, -tuvalet çok gösterişli ama biraz pisti gerçi- çok seçici değilseniz ve servis konusunda size yardımcı olabilecek biriyle gidiyorsanız tavsiye ediyorum. Fiyat bölü performans kötü değil, ama muhteşem de değil.
Tekrar gider miyim?
O muhteşem makarnadan ve tiramisudan yemek için giderim.
Hadi kib bye 

http://www.oburcan.com/vapiano-istanbul/